Rus Dövüş Sanatı, SAMBO

MMA tarihin en büyük dövüşçülerinden biri olarak kabul edilen, Fedor Emelianenko'yu bilmeyen yoktur. Fedor'un Dövüş Sanatları geçmişine baktığımızda Rus Sambo Dövüş Sanatını görmekteyiz.

Daha sonraları UFC 6 turnuvasını kazanan diğer bir Rus savaşçı olan Oleg Taktarov var. Taktarov'un dövüş sanatı da, Rus Sambo! Bu listeyi daha da çoğaltabiliriz. Başarılı dövüşçülerin bu dövüş sanatının ön plana çıkmasına neden olmuştur.

Rus Sambo, 1900'lerin başında eski Sovyetler Birliği'nde formülüze edilen bir dövüş sanatı ve kendini savunma sistemidir. Modern dövüş sanatlarından olan Sambo, bir çok Asya ve uzak doğu stilleri kadar eski tarihlere dayanmamaktadır. Bununla birlikte, bazen Sombo olarak adlandırılan Sambo'nun, eski stillerin çoğundan referans alan tekniklere sahiptir.

Rus Sambo'nun Tarihi

Sambo'nun teknikleri oluşturulurken, şimdiye kadarki en etkili dövüş sanatını yaratmak için bilinen bir çok farklı dövüş sanatlarının bir birleşimi olması planlanmıştı. Rusya'nın konumundan dolayı hem Avrupa hem de Asya'daki dövüş sanatlarını tanımaktaydı. Tüm bu dövüş sanatları titizlikle incelendi ve en etkili teknikleri ayrıştırılarak, ileride Rus Sambo Dövüş Sanatı olarak adlandırılacak olan stilin yapı taşları haline gelecekti.

Rusya'nın seçkin Kızıl Ordusu için Karate ve Judo eğitmeni olan Vasili Oshchepkov, Sambo'nun kurucularından biriydi. Kendisini işine adamış olan Vasili, her eğitmen gibi öğrencilerini başarılı hale getirmek istiyordu. Vasili aynı zamanda, Jigoro Kano'nun kendisinden eğitim alarak; Judo'da ikinci dan siyah kuşağa yükselmiştir. O dönemlerde Japon olmayan birisi için en yüksek seviyelerden biriydi. Vasili, Judo'dan işe yarayan teknikleri ekleyerek üstün bir dövüş sanatları stili formüle etmek için çalışabileceğini anladı. Rus güreş teknikleri, karate ve daha fazlasından yararlanmaya başladı. Bu teknikleri daha detaylı incelerken, Greko-Romen ve diğer güreş formlarında kapsamlı eğitim almış Victor Spiridonov adında başka sporcuyla tanıştı.

Böylece, üzerinde çalıştığı stil doğal bir yumuşaklığa sahip hale gelmişti. Prensipte sert çarpışmalar yerine saldırının yönünü saptırmaya yönelik ve ardından yapılan vuruşların, kilitlemelerin ve savuşturmalardan oluşmaktaydı.

1918'de Vladimir Lenin, Kızıl Ordu'yu K. Voroshilov önderliğinde, eğitim için Vseobuch adıyla bilinen genel askeri eğitim birimini kurdu. Voroshilov daha sonra NKVD beden eğitimi merkezi Dinamo'yu kurdu ve birkaç usta eğitmeni bir araya getirdi. Bununla birlikte Spiridonov, Dinamo'da işe alınan ilk güreş ve kendini savunma eğitmenlerinden biriydi.

1923'te Oschepkov ve Spiridonov, Kızıl Ordu'nun yakın dövüş savunma sistemini geliştirmek için işbirliği yaptı. Bu işbirliğine, her ikisi de dünya çapında dövüş sanatları eğitimi almış olan Anatoly Kharlampiev ve Vasiliev katıldı. On yıl sonra, masaya getirdikleri ve birleştirdikleri teknikler sonunda Sambo olarak bilinen stilin taslağı olarak tarihe geçmiş oldu.

Siyasi bağlantıları ve sanatın oluşumundan adının verildiği zamana kadar etkin rolü göz önüne alındığında, Kharlampiev'e genellikle Sambo'nun babası denir. Bununla birlikte, Sambo'nun Sovyetler Birliği'nin resmi dövüş sanatı haline gelmesi için gerekli çalışmaların tamamlanması, 1938'de yılını bulucaktı. Ancak, Spiridonov'un Sambo kelimesini ilk kullanan hepsinin katkıda bulunduğu dövüş sanatları sistemini betimler. Sambo kelimesi "silahsız kendini savunma" anlamına geliyor.

Sambo'nun teknikleri nihayet kataloglanıp en son haline getirildiğinde, Sovyet polisine, askerlere ve daha fazla kişiye öğretilmeye başlandı. Kimlere öğretilecekse o birimlerin ihtiyaçlarına göre belirli değişikliklerle öğretilmeye devam edildi.

1981 yılında Uluslararası Olimpiyat Komitesi Sambo'yu bir Olimpik spor olarak tanımaya başladı.

Sambo'nun Alt Stilleri

Sanatın ilk formüle edilmesinden bu yana Sambo'nun birkaç dalı ortaya çıktı. Ancak, gerçekte halk tarafından tanınan sadece beş tane vardır.

Bunlar:

Askeri: Sambo ordu için modifiye edildi. Böylece silah kullanma ve silahsız tekniklerini içermektedir. Sambo'nun diğer birçok stilinden farklı olarak, Combat Sambo'da etkili çarpışma ve boğuşmanın önemli bir bölümünü içerir.

Serbest Stil: Serbest Stil Sambo, diğer dövüş sanatları uygulayıcılarını, Sambo etkinliklerine (judo ve jujitsu uygulayıcıları) katılmaya teşvik etmek için 2004 yılında Amerikan Sambo Birliği tarafından kuruldu.

Kendini Savunma: Kendini Savunma Sambo kendini savunmakla ilgilidir. Bununla birlikte, uygulayıcılara silahlara ve daha fazlasına karşı nasıl savunma yapılacağını öğretir. Öğretilen yöntemlerin çoğu, bir rakibin kendilerine karşı saldırganlığını kullanmayı içerir; bu, jujitsu ve aikido'ya benzer. Bununla birlikte, Spiridonov'un etkisi burada güçlüdür.

Özel Sambo: Ordu Özel Kuvvetleri ve hızlı müdahale takımları için özel Sambo teknikleri geliştirildi. Sambo'nun özel bir versiyonudur ve kullanıldığı birim için tasarlanmıştır. Bu anlamda Özel Sambo, gruba bağlı olarak belirli amaçlar için uyarlandığından Askeri Sambo'ya çok benzemektedir.

Spor Olarak Sambo: Sportif Sambo judoya çok benzer, çünkü kaldırma ve fırlatma teknikleri ayrıca yer dövüşleri açısından çok önemli tekniklere sahiptir. Rekabet kuralları her türlü bacak kilidine izin vermektedir.

Sambo'nun Özellikleri

Sambo uygulayıcıları üç şeyle bilinir: güreş ve judo manevralarını, yer kontrol becerilerini ve bacak kilitlerini birleştiren teknik açılımlar. Sambo rakibi yere yatırma, fırlatma, yer dövüşleri gibi odaklandığı bölümler açısından çok iyi tekniklere sahiptir.

Rus Sambo'nun Hedefleri

Rus Sambo'nun hedefleri, stile bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Ancak Sambo, uygulayıcılara dövüşleri nasıl hızlı ve etkili bir şekilde bitireceklerini öğretir. Bu genellikle bir rakibi yere götürerek ve hızlı bir pes ettirme veya ataklar uygulayarak yapılır.

dovussanati.com

Bu site "Dövüş Sanatları" adıyla, 2001 yılında kaleme alınmış, Erk Yayıncılık Ltd. ISBN: 9789758598007 numaralı kitaptan uyarlanan bilgilerden oluşmaktadır. Bu kitap, konusu itibariyle Dövüş Sanatları'nın tarihi ve felsefi açılımlarına değinerek; yayımlandığı dönem içerisinde içeriği bakımından Türkiye'de ilkleri barındıran 160 sayfalık kitaptır.